23 Mayıs 2011 Pazartesi

.çok şey öğrendim

Son bir sene içerisinde çok şey öğrendim. İnsanlardan bir şeyler beklemenin mantıksızca ve çılgınca olduğunu mesela. Biraz anlayış göstermelerini istemenin ne kadar dehşet verici bir şekilde zor olduğunu öğrendim. Sevmelerini bekledim. Sevmeyi, hissetmeyi bekledim. Olmadı tabi ki. Ne sevebildim ne de hissedebildim.
Öğrendim ki hayat tahmin ettiğimden çok daha fazla zormuş. Güzellikleri bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azken nasıl oluyor da insanlar dayanabiliyor bunu öğrendim. Zorlukları, başarısızlıkları, çaresizliği, güçsüzlüğü, pes etmeyi öğrendim. Her yenilginin bir başka olay için yeni bir başlangıç olduğunu öğrendim. Kötü başlangıçlar tabi. Yenik düşmüş ve ölesiye yorgun bir insanın yeni olaylara güzel bir başlangıç yapmasını nasıl bekleyebilirsiniz ki? Nasıl bekleriz ki? Yardım etmek yerine neden bir tekme de biz atarız ki !? Evet, "neden" ? Neden sorusunun verdiği acıları öğrendim. Onca kötü şeye rağmen ayakta kaldığımız yetmiyormuş gibi birde üstüne insanlara gülümsemeyi öğrendim. Gülümsemek zorunda kalmayı öğrendim. "Zorundalıklar" ı öğrendim. Zorunda olduğum şeylere itiraz edemeyişimi ve buna karşılık elimden bir şeyin gelemeyeceğini öğrendim. İşin özü hayatı öğrendim. Yaşamayı da diyebiliriz. İnsanları ve zaaflarını öğrendim. Acizliklerini ve güçsüzlüklerini öğrendim. Çok şey öğrendim...

5 Nisan 2011 Salı

ne istediğini bilmez, elde etse yetinmez.

aslında sadece benim değil çevremdeki bi çok kişi için en zor dönemlerden birini geçiriyoruz. nasıl biter ne zaman biter bilmiyorum ama bildiğim tek bişey var; bir an önce bitmesi gerektiği. yanlışlarla, hatalarla, gözyaşlarıyla geçen bu dönem hepimiz için bir daha asla yaşamak istemeyeceğimiz anılarla dolu. memnuniyetsizliğimizin sebebi ise "sürekli mutluluklar" istememiz olmalı diye düşünüyorum. tabiki bunun mümkün olamayacağını biliyoruz. hiçbirimizde sihirli bi değnek yok çünkü. olamaz da. eminim olsa bile ondan da sıkılırdık. böyle bi canlıyız işte. sıkılgan, memnuniyetsiz, umutsuz, mutsuz, ne istediğini bilmez, elde etse yetinmez...

1 Mart 2011 Salı

olur mu dersin?

hani böyle ağlamak istersin ama gözlerin sanki sana inat ağlamaz ya. işte böyle bi durumun pençesindeyim. bırakmıyor peşimi. ben kurtulmak istedikçe daha da çok yapışıyor yakama. pes etmek istediğimde ise tırnaklarını batırıyormuş gibi bi hisle kendime geliyorum. olmuyor yapamıyorum. ne pes edebiliyor ne de devam edebiliyorum. sadece zamanın akışında bir ömür geçiriyorum. boşluktaymışım gibi. ne olucağından ne olduğundan habersiz ve umursamaz bir tavırla hayatıma devam ediyorum. sırlarımla, keşkelerimle, aslalarımla ve "neden"lerimle... canımı acıtan, beni yıkmak isteyen herşeye karşı ayakta durabilme isteğim eskidendi. tabi eskiden güçlüydüm. bu kadar yük yoktu omuzlarımda. bu kadar zor değildi hiç bişey. kolayda değildi ama en azından hiçbir zaman pes etmemiştim, yılmamıştım. sanki her geçen gün daha da büyüyerek sorunlar tepeme biniyorlar. ben bir büyüyorsam sorunlar on büyüyormuş gibi hissediyorum. sokağa çıkıp bağırsam, herkese herşeyi söylesem, içimi boşaltsam, nefretimi kussam, sevsem, sevilsem geçer mi hepsi? normale döner miyim ? olur mu dersin?

23 Temmuz 2010 Cuma

herkes çok atarlı

şu an böyle deli gibi yazasım var. insanlara olan nefretimi kusasım var ya da hayata karşı olan şikayetlerimi dile getiresim var. ama hiç birini yapmıcam yazmıcamda. bu gece çok atarlıyım, şöyle bir uğruyayım dedim. uğradım. bu kadar. (K)

24 Haziran 2010 Perşembe

.biraz cesaret mi demeliyim

Sanırım Seher'in attığı şarkıdan ötürü biraz romantizmin doruğundayım bu gece. Her neyse bloguma başlamadan önce biraz toparlanıp kendime gelmem gerekiyor.

Herkes aşık olur, karşılıklı ya da tek taraflı. Bu aşk insanlara bazı şeyler kazandırır ve bazı şeylerin kaybına sebeb olur. "Cesaret." Evet cesaret dedim çünkü bir daha sevmeye korkuyor insan. Kendini kaptırmaya, mutlu olma hevesiyle herşeyden ve herkesten uzaklaşıp tek bir kişi için herşeyini feda edebiliyor. Herkesi gözden çıkartabiliyor. Neyseki çok geçmeden farkına varıyor hiçbirinin aslında değmediğine.
Her neyse tüm gücünü toplayıp, gözümü karartıyorum yeniden sevmeye diyor insan. Sonra bi bakıyor kimsecikler yok etrafında. Bomboş bi dünyayla başbaşa kalıveriyor. Umudunu kesiyor belki. [ Tam burda yeni ve hayalindeki gibi bir aşkla karşılacağını düşündünüz dimiğ? ] Yok öyle aynen tekdüze hayatına devam ediyor işte. Hepsi bu..

13 Haziran 2010 Pazar

.neden

-neden
-aptal aptal sorular sorma bunun cevabını bilmediğimi biliyorsun
-sormadan edemiyorum ama
-artık kabullenmelisin bazı şeyleri
-istemiyorum
-başka seçeneğin varmış gibi konuşuyorsun
-yok mu?
-sence?
-yok
-o zaman yapabileceğin başka bişey yok
-gitsem olmaz mı?
-nereye gidebilirsin ki? sanki gidecek yerin var
-o da mı yok
-yok
-hala neden diye sormak istiyorum
-bu sorunun cevabını ne ben ne sen ne de bir başkası bilebilir, tanrının işi kurcalama fazla
-peki ya ona sorabilir miyim neden diye
-bak işte onun cevabını biliyorum
-neymiş?
-bi nedeni yok öyle istedi çünkü
-tuhaf
-tuhaf mı?
-evet
-bence daha fazla yorma kendini herşeyin farkındasın aslında. sadece hiçbişey olmamış gibi davranıyorsun hepsi bu.
-ne yapmalıyım sence
-boşver gitsin
-olmuyor anlamıyorsun
-korkuyor musun?
-evet hemde çok
-neyden korkuyorsun?
-insanlardan
-neden ?
-canımı yakıyorlar
-yakacaklar işleri bu
-o zaman çevremde hiç insan olmazsa canım yanmaz
-saçma. daha çok yanar bu seferde yalnızım tripelrine girersin
-çıkmaz yoldayım
-farkettim
-çok açık sözlüsün
-yalan söylemeyi sevmem
-bazen keşke yalan söyleseler diyorum
-yapabileceğin hiçbişey yok bunu aklına sok. sürekli düşünüp durma anlıyorum elinde değil ama öyle. çırpınma batarsın. herşeyi akışına bırak, zaman herşeyi çözecektir.
-yalan söyledin
-ne yalanı?
-zaman hiçbişeyi çözmez aksine daha da mahfeder
-inanman gereken şeyler uğruna söylenen yalan yalandan sayılmaz, istisna yani
-bunaldım. artık içim içime sığmıyor uzaklaşmalıyım dedim uzaklaştım. ama olmadı o da iyi gelmedi. aksine daha kötü oldum. içimde sanki bi karartı var o tamamen gitmeden mutlu olamayacakmışım gibi.
-anlıyorum demem gerekiyor burda ama anlamıyorum
-şaşırmadım
-gitsem iyi olacak
-sen olmasan gerçekten çok yalnız olurdum. iyiki varsın
-sen nereye ben oraya. hep yanındayım
-görüşürüz o halde
-hoşçakal
-hoşçakal deme bana
-neden?
-hoşçakalları sevmiyorum
-neden?
-sanki bir daha gelmeyecekmişsin gibi
-bu kadar kuruntu yapma alt tarafı küçük bir hoşçakal
-yine gel
-ne zaman istersen..

11 Haziran 2010 Cuma