24 Haziran 2010 Perşembe

.biraz cesaret mi demeliyim

Sanırım Seher'in attığı şarkıdan ötürü biraz romantizmin doruğundayım bu gece. Her neyse bloguma başlamadan önce biraz toparlanıp kendime gelmem gerekiyor.

Herkes aşık olur, karşılıklı ya da tek taraflı. Bu aşk insanlara bazı şeyler kazandırır ve bazı şeylerin kaybına sebeb olur. "Cesaret." Evet cesaret dedim çünkü bir daha sevmeye korkuyor insan. Kendini kaptırmaya, mutlu olma hevesiyle herşeyden ve herkesten uzaklaşıp tek bir kişi için herşeyini feda edebiliyor. Herkesi gözden çıkartabiliyor. Neyseki çok geçmeden farkına varıyor hiçbirinin aslında değmediğine.
Her neyse tüm gücünü toplayıp, gözümü karartıyorum yeniden sevmeye diyor insan. Sonra bi bakıyor kimsecikler yok etrafında. Bomboş bi dünyayla başbaşa kalıveriyor. Umudunu kesiyor belki. [ Tam burda yeni ve hayalindeki gibi bir aşkla karşılacağını düşündünüz dimiğ? ] Yok öyle aynen tekdüze hayatına devam ediyor işte. Hepsi bu..

13 Haziran 2010 Pazar

.neden

-neden
-aptal aptal sorular sorma bunun cevabını bilmediğimi biliyorsun
-sormadan edemiyorum ama
-artık kabullenmelisin bazı şeyleri
-istemiyorum
-başka seçeneğin varmış gibi konuşuyorsun
-yok mu?
-sence?
-yok
-o zaman yapabileceğin başka bişey yok
-gitsem olmaz mı?
-nereye gidebilirsin ki? sanki gidecek yerin var
-o da mı yok
-yok
-hala neden diye sormak istiyorum
-bu sorunun cevabını ne ben ne sen ne de bir başkası bilebilir, tanrının işi kurcalama fazla
-peki ya ona sorabilir miyim neden diye
-bak işte onun cevabını biliyorum
-neymiş?
-bi nedeni yok öyle istedi çünkü
-tuhaf
-tuhaf mı?
-evet
-bence daha fazla yorma kendini herşeyin farkındasın aslında. sadece hiçbişey olmamış gibi davranıyorsun hepsi bu.
-ne yapmalıyım sence
-boşver gitsin
-olmuyor anlamıyorsun
-korkuyor musun?
-evet hemde çok
-neyden korkuyorsun?
-insanlardan
-neden ?
-canımı yakıyorlar
-yakacaklar işleri bu
-o zaman çevremde hiç insan olmazsa canım yanmaz
-saçma. daha çok yanar bu seferde yalnızım tripelrine girersin
-çıkmaz yoldayım
-farkettim
-çok açık sözlüsün
-yalan söylemeyi sevmem
-bazen keşke yalan söyleseler diyorum
-yapabileceğin hiçbişey yok bunu aklına sok. sürekli düşünüp durma anlıyorum elinde değil ama öyle. çırpınma batarsın. herşeyi akışına bırak, zaman herşeyi çözecektir.
-yalan söyledin
-ne yalanı?
-zaman hiçbişeyi çözmez aksine daha da mahfeder
-inanman gereken şeyler uğruna söylenen yalan yalandan sayılmaz, istisna yani
-bunaldım. artık içim içime sığmıyor uzaklaşmalıyım dedim uzaklaştım. ama olmadı o da iyi gelmedi. aksine daha kötü oldum. içimde sanki bi karartı var o tamamen gitmeden mutlu olamayacakmışım gibi.
-anlıyorum demem gerekiyor burda ama anlamıyorum
-şaşırmadım
-gitsem iyi olacak
-sen olmasan gerçekten çok yalnız olurdum. iyiki varsın
-sen nereye ben oraya. hep yanındayım
-görüşürüz o halde
-hoşçakal
-hoşçakal deme bana
-neden?
-hoşçakalları sevmiyorum
-neden?
-sanki bir daha gelmeyecekmişsin gibi
-bu kadar kuruntu yapma alt tarafı küçük bir hoşçakal
-yine gel
-ne zaman istersen..

11 Haziran 2010 Cuma

.sıcak kum


.uzak

bi süre uzaklaşmam gerektiğinin farkındaydım. neyseki sonunda bu farkındalığımı gerçekleştirdim. herkesten ve herşeyden uzağım. sessiz ve sakin, kimsesizim burda. iyi gelicek diye düşünyordum, geldide. dalga sesleri ve kumların sıcaklığı huzur veriyor bana. tüm sorunlardan uzak balkonda blog yazmak gibisi yok. cidden.