11 Nisan 2010 Pazar

Ablan yoldaş olsun sana.

Bir tek ablam olsun bana bişey olmaz. Diyorum ve hayatımın tek dişi'sine burdan kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum.

On ikiden sonra büyü bozulmaz.


Elleri görelim.


Sen sensiz gel.


Bu durum biraz ne senle ne de sensiz triplerinde. Eskiden olsa bokumu ye der geçerdim. Şimdi evet "sen sensiz gel".

Arap Sülo.


10 Nisan 2010 Cumartesi

Sanırım şu sıralar biraz aptalım.

Hayata karşı bi isteksizlik var içimde. Nedenini bilmediğim bi kırgınlık. Uzun zamandır hiç birşeyin beni mutlu etmediğini farkettim ya da hiç kimsenin.. Hiç kimse iyi gelmiyor artık bana. O eski Semih'i geri getiremiyor kimse. Sanki eskiden daha bi kolaydı herşey. Dert edecek bişey bulamıyorum diye üzülüyordum. Oysa şimdi battım bokun içine, çıkamıyorum...

4 Nisan 2010 Pazar

Nasıl bu kadar saçmalayabiliyorum?

Her yerde sevgili görmekten bıktım. Yiyişiyorlar, öpüşüyorlar, sarılıyorlar falan. Midem bulanıyor sanırım.

3 Nisan 2010 Cumartesi

Gitmek gerek.

Biri tutup kolumdan götürsün beni. Olduğum yerden çok uzağa götürsün. 'Nereye' diye sormama fırsat vermeden götürsün. Biri beni mutluluğa götürsün. Ve ben ona aşkı yaşatayım..
Ciddi ciddi İstanbul'dan uzaklaşmaya ihtiyacım var. Mümkünse sessiz ve sakin bir yere gitmek istiyorum. Hiç birşeyi düşünmeyeceğim huzurlu bir yer istiyorum. Kısa bir sürede olsa yeter bana. Sokaklar, caddeler dar geliyor artık. İnsanlar ise gereğinden fazla sıkıcı. Zaten kimseyi çekmeye tahammülümde yok. Belki de hep aynı insanlar hep aynı yerler hep aynı konular sıktı beni..
Neyse daha fazla uzatmayacağım. Hâlimde yok zaten. Gitmek istiyorum hepsi bu..
Hayatım bu fotoğraf kadar renkli olsa. Of düşünmesi bile güzel.