23 Temmuz 2010 Cuma

herkes çok atarlı

şu an böyle deli gibi yazasım var. insanlara olan nefretimi kusasım var ya da hayata karşı olan şikayetlerimi dile getiresim var. ama hiç birini yapmıcam yazmıcamda. bu gece çok atarlıyım, şöyle bir uğruyayım dedim. uğradım. bu kadar. (K)

24 Haziran 2010 Perşembe

.biraz cesaret mi demeliyim

Sanırım Seher'in attığı şarkıdan ötürü biraz romantizmin doruğundayım bu gece. Her neyse bloguma başlamadan önce biraz toparlanıp kendime gelmem gerekiyor.

Herkes aşık olur, karşılıklı ya da tek taraflı. Bu aşk insanlara bazı şeyler kazandırır ve bazı şeylerin kaybına sebeb olur. "Cesaret." Evet cesaret dedim çünkü bir daha sevmeye korkuyor insan. Kendini kaptırmaya, mutlu olma hevesiyle herşeyden ve herkesten uzaklaşıp tek bir kişi için herşeyini feda edebiliyor. Herkesi gözden çıkartabiliyor. Neyseki çok geçmeden farkına varıyor hiçbirinin aslında değmediğine.
Her neyse tüm gücünü toplayıp, gözümü karartıyorum yeniden sevmeye diyor insan. Sonra bi bakıyor kimsecikler yok etrafında. Bomboş bi dünyayla başbaşa kalıveriyor. Umudunu kesiyor belki. [ Tam burda yeni ve hayalindeki gibi bir aşkla karşılacağını düşündünüz dimiğ? ] Yok öyle aynen tekdüze hayatına devam ediyor işte. Hepsi bu..

13 Haziran 2010 Pazar

.neden

-neden
-aptal aptal sorular sorma bunun cevabını bilmediğimi biliyorsun
-sormadan edemiyorum ama
-artık kabullenmelisin bazı şeyleri
-istemiyorum
-başka seçeneğin varmış gibi konuşuyorsun
-yok mu?
-sence?
-yok
-o zaman yapabileceğin başka bişey yok
-gitsem olmaz mı?
-nereye gidebilirsin ki? sanki gidecek yerin var
-o da mı yok
-yok
-hala neden diye sormak istiyorum
-bu sorunun cevabını ne ben ne sen ne de bir başkası bilebilir, tanrının işi kurcalama fazla
-peki ya ona sorabilir miyim neden diye
-bak işte onun cevabını biliyorum
-neymiş?
-bi nedeni yok öyle istedi çünkü
-tuhaf
-tuhaf mı?
-evet
-bence daha fazla yorma kendini herşeyin farkındasın aslında. sadece hiçbişey olmamış gibi davranıyorsun hepsi bu.
-ne yapmalıyım sence
-boşver gitsin
-olmuyor anlamıyorsun
-korkuyor musun?
-evet hemde çok
-neyden korkuyorsun?
-insanlardan
-neden ?
-canımı yakıyorlar
-yakacaklar işleri bu
-o zaman çevremde hiç insan olmazsa canım yanmaz
-saçma. daha çok yanar bu seferde yalnızım tripelrine girersin
-çıkmaz yoldayım
-farkettim
-çok açık sözlüsün
-yalan söylemeyi sevmem
-bazen keşke yalan söyleseler diyorum
-yapabileceğin hiçbişey yok bunu aklına sok. sürekli düşünüp durma anlıyorum elinde değil ama öyle. çırpınma batarsın. herşeyi akışına bırak, zaman herşeyi çözecektir.
-yalan söyledin
-ne yalanı?
-zaman hiçbişeyi çözmez aksine daha da mahfeder
-inanman gereken şeyler uğruna söylenen yalan yalandan sayılmaz, istisna yani
-bunaldım. artık içim içime sığmıyor uzaklaşmalıyım dedim uzaklaştım. ama olmadı o da iyi gelmedi. aksine daha kötü oldum. içimde sanki bi karartı var o tamamen gitmeden mutlu olamayacakmışım gibi.
-anlıyorum demem gerekiyor burda ama anlamıyorum
-şaşırmadım
-gitsem iyi olacak
-sen olmasan gerçekten çok yalnız olurdum. iyiki varsın
-sen nereye ben oraya. hep yanındayım
-görüşürüz o halde
-hoşçakal
-hoşçakal deme bana
-neden?
-hoşçakalları sevmiyorum
-neden?
-sanki bir daha gelmeyecekmişsin gibi
-bu kadar kuruntu yapma alt tarafı küçük bir hoşçakal
-yine gel
-ne zaman istersen..

11 Haziran 2010 Cuma

.sıcak kum


.uzak

bi süre uzaklaşmam gerektiğinin farkındaydım. neyseki sonunda bu farkındalığımı gerçekleştirdim. herkesten ve herşeyden uzağım. sessiz ve sakin, kimsesizim burda. iyi gelicek diye düşünyordum, geldide. dalga sesleri ve kumların sıcaklığı huzur veriyor bana. tüm sorunlardan uzak balkonda blog yazmak gibisi yok. cidden.

28 Mayıs 2010 Cuma

.yalnız değiliz

Yanlızlık Allah'a mahsustur. E bizde yalnızız. O halde bizimde Allah katında yerimiz var. Yani yalnız olmayan insanlardan daha yüce varlıklarız sanırım. Aramızda yalnız olmayanlar da yok değil. Olsun aslında hepimiz yalnızız. Dünya yalnız..
Sevişmek için sevgiliye falanda ihtiyacımız yok bence.

20 Mayıs 2010 Perşembe

.artık

kalp atışlarını dinlemek isterdim.
kokunu içime çekmek..
doğru ya nasıl koktuğunu bile bilmiyorum.
herneyse artık hiç bişeyin bi anlamı yok.

18 Mayıs 2010 Salı

.karmakarışık olmam iğrenç

Hayatımın en karmaşık yılını yaşıyorum. Kendimi yeni ergen olmuş gibi hissediyorum.(fjkajfhsjkdf) Bu kadar çok duyguyu aynı anda yaşıyor olmam tuhaf. Sadece uyumak istiyorum. diğer bütün isteklerimin gelip geçici olmasıda salak. Karmakarışığım resmen. Nefret ediyorum bu duygudan daha doğrusu karmaşık duygulardan. İçimde istemsiz bi hüzün var. Of anlatamaz oldum kendimi. Hangi kelimeleri seçeceğimi bilmiyorum ki bırak cümle kurabileyim. Hiç mi bişey mutlu etmez bir insanı, hiç mi kimse huzur veremez.
Eskiden gösterişli cümleler kurabiliyordum. Artık basit ve anlamsız cümleler kurmaya başladım. Yaşadıklarımı bile yansıtamaz oldum.

16 Mayıs 2010 Pazar

.ne tuhaf

şu sıralar içimdeki isteksizliği anlayamıyorum. delicesine istediğim şeyleri gerçekleştirdiğimde beni aslında mutlu etmediklerini farkettim. bişeylerin eksikliğini yaşıyorum sanırım ya da ters giden bişeyler olsa gerek.
neyse bu isteksizliğe bi anlam veremeyeceğim kesin bırakalım akışına ne hali varsa görsün.
uzun zamandır yazmıyorum buraya aslında yazıcak o kadar şeyim var ki. ama nasıl yazacağımı bilmiyorum hangi kelimeler beni doğru tercüme eder bilemiyoruum.

11 Nisan 2010 Pazar

Ablan yoldaş olsun sana.

Bir tek ablam olsun bana bişey olmaz. Diyorum ve hayatımın tek dişi'sine burdan kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum.

On ikiden sonra büyü bozulmaz.


Elleri görelim.


Sen sensiz gel.


Bu durum biraz ne senle ne de sensiz triplerinde. Eskiden olsa bokumu ye der geçerdim. Şimdi evet "sen sensiz gel".

Arap Sülo.


10 Nisan 2010 Cumartesi

Sanırım şu sıralar biraz aptalım.

Hayata karşı bi isteksizlik var içimde. Nedenini bilmediğim bi kırgınlık. Uzun zamandır hiç birşeyin beni mutlu etmediğini farkettim ya da hiç kimsenin.. Hiç kimse iyi gelmiyor artık bana. O eski Semih'i geri getiremiyor kimse. Sanki eskiden daha bi kolaydı herşey. Dert edecek bişey bulamıyorum diye üzülüyordum. Oysa şimdi battım bokun içine, çıkamıyorum...

4 Nisan 2010 Pazar

Nasıl bu kadar saçmalayabiliyorum?

Her yerde sevgili görmekten bıktım. Yiyişiyorlar, öpüşüyorlar, sarılıyorlar falan. Midem bulanıyor sanırım.

3 Nisan 2010 Cumartesi

Gitmek gerek.

Biri tutup kolumdan götürsün beni. Olduğum yerden çok uzağa götürsün. 'Nereye' diye sormama fırsat vermeden götürsün. Biri beni mutluluğa götürsün. Ve ben ona aşkı yaşatayım..
Ciddi ciddi İstanbul'dan uzaklaşmaya ihtiyacım var. Mümkünse sessiz ve sakin bir yere gitmek istiyorum. Hiç birşeyi düşünmeyeceğim huzurlu bir yer istiyorum. Kısa bir sürede olsa yeter bana. Sokaklar, caddeler dar geliyor artık. İnsanlar ise gereğinden fazla sıkıcı. Zaten kimseyi çekmeye tahammülümde yok. Belki de hep aynı insanlar hep aynı yerler hep aynı konular sıktı beni..
Neyse daha fazla uzatmayacağım. Hâlimde yok zaten. Gitmek istiyorum hepsi bu..
Hayatım bu fotoğraf kadar renkli olsa. Of düşünmesi bile güzel.

9 Mart 2010 Salı

Sanırım çıldırmak üzereyim.

Bilgisayarım tam üç buçuk aydır serviste of. Bilgisayarsızlığın ne kadar kötü olduğunu anladım bu üç buçuk ayda. Fotoğraf çekemiyor blog yazamıyorum. Face'e carta curta giremiyorum. Arkadaşlarımın evinden çıkmaz oldum. BURDAN HP'YE SESLENİYORUM ALLAH SİZİ BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN. VERİN ARTIK BİLGİSAYARIMI..!